Bir web sitesi markanın yalnızca neye benzediğini göstermez. Nasıl düşündüğünü, neyi önemsediğini ve kullanıcıya nasıl yaklaştığını da hissettirir. Bu yüzden görsel etki ile kullanım kolaylığını birbirinden ayrı değerlendirmek eksik kalır. İyi bir deneyim, ziyaretçinin aradığı cevaba kendinden emin biçimde ulaşmasını sağlar.
Ziyaretçinin sorusundan başlayın.
Sayfa yapısını şirket içindeki departmanlara göre kurmak yerine, ziyaretçinin çözmeye çalıştığı ihtiyaca bakın. Hizmeti anlamak, örnek iş görmek, ürün karşılaştırmak veya iletişime geçmek farklı akışlar gerektirir. Her sayfada tek bir ana soruyu öne çıkarın. Destekleyici içerik, o sorunun cevabını parçalara ayırarak tamamlasın.
Tipografi yön göstermeli.
Büyük bir başlık dikkat çeker; doğru bir hiyerarşi ise okumanın devamını sağlar. Başlık, açıklama, örnek ve çağrı arasındaki ilişkiyi netleştirin. Uzun metinlerde satır genişliği ve boşluklar önem kazanır. Ekranın büyüklüğü değiştiğinde yalnızca yazı boyutunu küçültmek yerine, içerik sırasını ve yerleşimi de yeniden değerlendirin.
Hareketin bir görevi olsun.
Bir geçiş, kullanıcının nereden nereye gittiğini anlatabilir. Bir hover hareketi, bir görselin tıklanabilir olduğunu hissettirebilir. Ancak sürekli hareket, okunması gereken içeriğin önüne geçmemeli. Animasyonları içeriğe bağlayın; hareket azaltma tercihleri ve farklı cihazlardaki kullanım koşulları için sakin bir alternatif sağlayın.
Sonraki adımı görünür kılın.
Ziyaretçi bir işi inceledikten sonra ne yapmalı? Benzer projelere bakmak, bir dosya indirmek veya bir brief paylaşmak isteyebilir. Bu adımları içeriğin doğal devamına yerleştirin. Formlar da aynı deneyimin parçasıdır: alanlar anlaşılır, hata mesajları açıklayıcı ve gönderim durumu gerçek olmalı. Sonuç, markanın vaadini kullanım sırasında da taşıyan bir site olmalıdır.
Aklınızda kalsın.
- Her sayfanın ana sorusunu belirleyin.
- Tipografi ve boşluklarla okuma sırası kurun.
- Hareketi yön göstermek, çağrıları da ilerletmek için kullanın.



